izmir escort bayan abella danger porno porno sıkış swinger hikayeler porno rokettube paply.org

38° Açık
  • EURO
    Warning: number_format() expects parameter 1 to be double, string given in /home/bozovama/public_html/wp-content/themes/wphaber/header.php on line 176
  • DOLAR
    Warning: number_format() expects parameter 1 to be double, string given in /home/bozovama/public_html/wp-content/themes/wphaber/header.php on line 180

RAMAZANDA BU YANLIŞLARA DÜŞMEYİN!

Ramazan ayında da diğer zamanlarda olduğu gibi beslenme düzenine dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Deniz Şafak, sağlıklı bir şekilde oruç tutabilmek için bilinmesi gerekenleri anlattı. Ramazan ayında açlık süresi uzadıkça iftar ve sahurda tüketilecek besinlerin miktarında ve çeşitlerinde de artışlar yaşanabiliyor. Özellikle gün boyu aç kalındıktan sonra sağlıksız ve dengesiz bir […]
SAĞLIK - 30 Mayıs 2018 12:15 A A

Ramazan ayında da diğer zamanlarda olduğu gibi beslenme düzenine dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Deniz Şafak, sağlıklı bir şekilde oruç tutabilmek için bilinmesi gerekenleri anlattı. Ramazan ayında açlık süresi uzadıkça iftar ve sahurda tüketilecek besinlerin miktarında ve çeşitlerinde de artışlar yaşanabiliyor. Özellikle gün boyu aç kalındıktan sonra sağlıksız ve dengesiz bir beslenme düzeni oluşturmak vücutta bazı sorunlara yol açabiliyor. Ne yazık ki birçok insan oruç tutarken doğru bildiği yanlışlar yüzünden sağlığını tehlikeye atabiliyor. Bu sebeple iftar ve sahur sofraları hazırlanırken doğru bilinen yanlışların farkına varılması ve beslenme yetersizliği olmayacak şekilde bir planlama yapılması gerekiyor. Peki, bu doğru bilinen yanlışlar neler? İftar ve sahur sofraları nasıl düzenlenmeli? Hem oruç tutmak hem de sağlıklı kalmak için neler yapılmalı?

Ramazan, birçok insanın heyecanla beklediği aylardan biri. Ancak ne yazık ki ülkemizde Ramazan ayı aynı zamanda bir yeme-içme şöleni gibi de algılanabiliyor. Özellikle gün boyunca oruç sebebiyle aç kalan kişilerde psikolojik olarak aşırı yemek yeme eğilimi görülebiliyor. Oruç tutmak nefsi kontrol altına almayı gerektiren bir süreçtir. Gereğinden fazla yemek hem bedene ağır yükler bindirir hem de yanlış beslenme sonucu vücudun ihtiyaçları doğru bir şekilde karşılanmaz. Ramazan ayında da diğer zamanlarda olduğu gibi beslenme düzenine dikkat edilmelidir. Tüketilen besinlerin vitamin, mineral, protein, karbonhidrat ve yağ oranı bakımından dengeli olmasına özen gösterilmelidir. Gündüz saatleri dinlendirilen sindirim sistemine akşam iftar saatinden sonra kaldıramayacağı kadar yük bindirmek doğru değildir. Tüm bu durumlardan yola çıkılarak bazı doğru bilinen yanlışların değiştirilmesi gerekir. Ancak bu şekilde vücut sağlığı korunabilir. RAMAZAN’DA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR: • Yanlış: Sıcak günlerde oruç tutan kişilerin vücudu susuz kalır. Bu sebeple vücudun ihtiyacı olan sıvıyı telafi edebilmek için iftardan sonra her türlü sıvı tüketilebilir. Doğru: Bütün gün susuz kalan vücut sıcakların da etkisiyle sıvıya ihtiyaç duyar. Ancak harareti alır düşüncesiyle limonata, şerbet, buzlu çay gibi içecekler veya asitli ürünler tüketmek doğru değildir. Sindirim boşken ilk önce su içilmelidir. Tüm gün susuz kalan vücudun esas ihtiyacı sadece sudur. İçilen suyun oda ısısında olmasına da dikkat edilmelidir. İftar ve sahur arasında diğer içeceklerden hariç olmak üzere 2 litre su içilmesi gerekir. Tabi bu miktar birden değil, tüm geceye yayılmış şekilde tüketilmelidir.

Yanlış:

Oruç iftariyeliklerle açılmalıdır.

Doğru:

Halk arasında oruç açıldıktan sonra yemeğe iftariyeliklerle başlamanın mideyi yormadığı ve iyi geldiği düşünülür. Bu düşünce bir bakıma doğrudur. İftara ağır et yemekleriyle başlamaktansa iftariyelikler daha uygun bir seçim olabilir. Ancak 18 saat boyunca boş kalmış bir mideye yumuşak ve sindirimi kolay bir besini göndermek daha doğrudur. Bu sebeple iftara çok sıcak veya çok soğuk olmayan bir çorba ile başlamak gerekir. Arzu edilirse daha sonrasında küçük iftariyeliklere geçilebilir. Kahvaltılıklar daha çok sahur öğünü için uygun olduğundan iftarda bu tarz yiyeceklere yüklenmek doğru değildir. Eğer yenmek isteniyorsa da küçük bir parça peynir (30 gr kadar) ve 2-3 adet zeytin yeterli olacaktır. Ayrıca iftarda bal, reçel ve pekmez gibi şekerli ürünler de tüketilmemelidir. Uzun açlıklardan sonra bu tarz besinlerin tüketilmesi kan şekerini hızlı bir şekilde yükseltebilir ve aynı hızda düşürebilir.

Yanlış:

Gün boyu aç kalındıktan sonra iftarda her yiyecek yenilebilir.

Doğru:

Birçok insan bütün gün aç kaldığı için iftar öğününde her yiyeceği rahatlıkla yiyebileceğini düşünür. Uzun süre aç kalmak insanlarda psikolojik olarak daha fazla yemek yeme dürtüsünü harekete geçirse de bu oldukça yanlış bir inanıştır. Ramazan ayında her istenilen yemek yenmemeli, vücudun ihtiyacı ne ise o karşılanmalıdır. Örneğin; normal kilosunda bir insan için günde yaklaşık 2 su bardağı kadar süt/yoğurt, avuç içi büyüklüğünde et, tavuk veya balık, her öğünde pişmiş sebze ve salata yeterlidir. Ve yine her öğünde 1-2 dilim pide veya küçük bir tabak bulgur/ makarna, 1 kase çorba, sahurda ve ara öğünlerde meyve yenilebilir. Ayrıca günde 10 adet fındık, ceviz veya badem, 50 gr peynir, 1 adet yumurta da tüketilebilir. Mide-bağırsak sisteminin yorulmaması, tansiyonun aniden çıkmaması ve şekerin hızlı yükselmemesi için yemekleri doğru sırayla ve az miktarlarda tüketmek gerekir. Örneğin; az çorba, küçük iftariyeliklerle birlikte 1 dilim pide (25 gr), içerisinde et bulunan bir sebze yemeği veya çok yağlı olmayan bir et yemeği iftarda yenilebilir. Ya da 6 kaşık kadar bir sebze yemeği, arzu ediliyorsa küçük bir tabak bulgur veya makarna, taze salata, yoğurt, ayran veya cacıktan oluşan bir menü tercih edilebilir. Bu şekilde düzenlenecek bir menü iftar için son derece uygundur.

Yanlış:

Yemekten sonra tatlı yemenin bir sakıncası yoktur.

Doğru:

Ramazan ayında yapılan yanlışlardan biri de yemeğin üzerine hemen bir tatlı yemektir. Bu tarz bir beslenme hem Ramazan ayına hem de sağlıklı beslenme düzenine aykırı bir eylemdir. İftarda yenilen besinlerden yeterli seviyede enerji, protein, karbonhidrat ve yağ alındığından yemeğin hemen üzerine yenilecek bir tatlı kilo almayı kolaylaştırır. İftar sonrası mutlaka tatlı yeme ihtiyacı hissediliyorsa da hurma, kuru üzüm veya kuru incir gibi yiyecekler tüketilebilir. Ayrıca Ramazan tatlısı olan güllaç da tatlılar arasında iyi bir alternatiftir. Çünkü içerisinde yağ yoktur. Şekeri fazla değilse 1 dilim güllaç iftardan 2 saat sonra yenilebilir. Tatlı tüketiminde ise aşırıya kaçılmamalıdır. Haftada sadece 1 kez tadım amaçlı yenilmelidir.

Yanlış:

Sahurda pilav ve komposto yemek kişiyi gün boyu tok tutar.

Doğru:

Sahur öğünü de en az iftar öğünü kadar önemlidir. Birçok insan genellikle sahurda tüketilen tereyağlı pilav ve bol şekerli kompostonun kendilerini gün boyunca tok tutacağına inanır. Ancak günümüzde düzenli fiziksel aktiviteler yapmayan ve şehir hayatı yaşayan insanlar için bu tarz bir beslenme şekli uygun değildir. Sahura günün son öğünü olarak bakılsa da aslında günün ilk öğünüdür. Bu nedenle vücut tüm gün boyunca sahurda yenilen yiyeceklerin enerjisi ve proteinini kullanır. Sahurda 2 dilim peynir, 1 yumurta, 1 avuç dolusu taze meyve, 3-5 adet zeytin, 1 su bardağı süt veya yoğurt, 10 adet fındık/badem veya 3 tam ceviz yenilebilir. Ramazanda en uygun karbonhidrat kaynağı tam buğday unuyla yapılmış ekmeklerdir. Bu sebeple tam buğday unundan yapılmış 2-3 dilim ekmek tüketilebilir. Ramazan’ın en sevilen ve özlenilen yiyeceklerinden biri de pidedir. Eğer kişide herhangi bir sağlık sorunu yoksa haftada 1-2 kez pide yenilebilir. Bu tarz bir beslenme şekliyle yapılacak sahur ile kasların protein ihtiyacı karşılanır ve uzun dönem açlığın neden olacağı kas kaybı da önlenmiş olur.

Yanlış:

Oruç tutmak zayıflamaya yardımcı olur.

Doğru:

Ramazan ayı vücudu dinlendirmek ve biraz kilo vermek için uygun bir dönem olabilir. Ancak tutulan orucun zayıflama amaçlı yapılması da oldukça sakıncalıdır. Yani aç kalmak kilo vermek demek değildir. Uzun süren açlıklarda vücut enerjiyi doğru kullanamayacağından aldığı her yiyeceği yağ olarak depolayabilir. İftar ve sahur öğününde ne yenildiği çok önemlidir. İyi ve doğru yapılmış bir sahurdan sonra iftarda az çorba, etli bir sebze yemeği, 1 dilim pide veya 3-4 kaşık bulgur, bol salata ve yoğurtla yapılacak bir öğünle kilo verilebilir. Ayrıca iftar ve sahur arasında mümkün olduğunca bol su içilmelidir. Düzenli su içmenin kilo vermede önemli olduğu unutulmamalıdır. Su içmek dolaşıma katılan yağların atılmasını kolaylaştırır.

Yanlış:

Aç karnına egzersiz yapılabilir.

Doğru:

Ramazan ayında hem sağlıklı beslenmek hem de fit kalabilmek için yapılan fiziksel aktivitelere de dikkat edilmelidir. Çünkü aç karnına yapılan fiziksel hareketler vücudu olumsuz yönde etkileyebilir. Toplumumuzda birçok insan gündüz saatlerinde aç karnına spor yapabiliyor. Oysaki aç karnına spor yapmak oldukça sakıncalıdır. Vücut gün içinde ihtiyacı olan enerjiyi bulamazsa enerji kaynağı olarak kasları kullanabilir. Kişide tartı düşüşü olsa bile bu yağ oranı değil kas olacaktır. İftardan 2 saat sonra spor yapmak daha uygundur. Tabi iftardan sonra da vücut dolu olacağından vücudu çok zorlayan hareketler yapılmamalıdır. Yemek sonrası yapılacak yarım saatlik tempolu bir yürüyüş faydalı olabilir. Genel olarak bakıldığında Ramazan ayı diğer zamanlara göre beslenme olarak çok farklı bir dönem değildir. Sadece öğün düzeni farklılıklar gösterir. Ramazan ayında doğru planlanarak hazırlanan öğünlerle hem vücudun ihtiyaçları doğru karşılanabilir hem de fazla kilo alınmamış olur. Ayrıca istenmeyen kilolar da verilebilir.

RAMAZANDA VÜCUDU SU KAYBINDAN NASIL KORURUZ?
Vücutta su ve mineral seviyesinin azalmasıyla oruç tutan kişide halsizlik, yorgunluk, baş dönmesi gibi şikayetlerin artacağını söyleyen Diyetisyen Neslihan Aktepe, ramazanda vücudu su kaybından korumanın yollarını anlattı. Vücudumuzun yaklaşık %70 ‘i, beynimizin ise yaklaşık %80’i sudur. Oruç tutan kişilerde halsizlik, yorgunluk, bayılma hissi, baş dönmesi, konsantrasyonda azalmalar vs. giderek artmaktadır. Bunun nedeni aslında açlıktan daha çok, vücudumuzun su ve mineral seviyesinin azalmış olmasıdır. İftardan sahura kadar geçen süreye uyku da eklenince, beslenmemize ayırabileceğimiz süre çok kısalmaktadır. Bu kadar kısa sürede 2,5-3 litre suyu mutlaka tüketmemiz gerekmektedir. Su istesem de içemiyorum, sevmiyorum, yutamıyorum cümleleri kabul edilebilir değildir. Su içmemek kişinin kendi vücuduna yaptığı en büyük ihanettir. Su içmek geliştirilebilir bir konudur. Suyu yutamıyorum, boğazımda düğümleniyor diyenler bile en fazla 1 hafta zorlanır. Sonra ellerinde su şişeleri ile gezmeye başlarlar.

İFTARDAN SAHURA KADAR OLAN SÜREDE YETERLİ SIVI TÜKETEBİLMEK İÇİN

 

  • Suyunuza aroma katmak için limon, çilek, kiraz, salatalık, taze nane ve kabuk tarçın kullanın.
  • Meyvelerinizi buz kalıplarında dondurarak bardağınızda görsel bir şölen elde edin.
  • Suyun oda ısısında olmasına özen gösterin.
  • Taze naneli veya fesleğenli ayran için.
  • Şekersiz hoşaf veya komposto tüketin.
  • Sebze ve meyve tüketiminizi arttırın.
  • Tuz tüketiminizi azaltın.
  • Kafein tüketiminizi azaltın.
  • Yağlı ve kızartmalı gıda tüketimini azaltın.
  • Mineralli su tüketin.
  • Potasyum ihtiyacı için muz, kavun, kayısı, kuru baklagiller gibi besinler tüketin.
  • İftarda çorba tüketmeye özen gösterin.
  • Gün içindeki gereksiz fiziksel aktiviteleri azaltın.
  • Güneşli ortamlardan uzak durun.
  • Sahurda sıvı içeriği yüksek besinler tercih edin.
  • Sahurda sizi daha az susatacak besinler tercih edin.
  • Mutlaka sahura kalkarak bol sıvı tüketin.
  • Papatya, melisa, rezene çayını sahurda tüketerek hem sıvı tüketiminizi arttırın, hem de uyku sorununuza çözüm oluşturun.

 

Diyetisyen Neslihan Aktepe

 

Bu haber 1296 kez okundu.
SAĞLIK - 12:15 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

POPÜLER HABERLER

  • 01
    GENÇ AVUKAT SİYASETE  İLK ADIMINI ATTI
    Bozova ilçe olduğundan beri ilk kez genç, dinamik, tahsilli, makama, mevkiye ve paraya ihtiyacı olmayan bir siyasetçi ile tanışmak üzere. ÖNCE BİR ALİ ARUSOĞLUNU TANIYALIM : İlk ve Orta öğrenimini Şanlıurfada tamamladı. 2011- 2013 yılları arasında Güney Afrika’nın Cape Town şehrinde, Cape Town Üniversitesinde Uluslararası Hukuk bölümünde Lisans eğitimi gördü. 2013- 2017 yılları arasında Yaşar […]
  • 02
    Twitter’da engelleme işlemi: Twitter’da engellendiğini nasıl anlarsın?
    Twitter’da etkileşimde olmak istemediğiniz ya da paylaşımlarını görmesini engellemek istediğiniz kişilere görünmez olabilirsiniz. Twitter engelleme işlemi sonrası karşı tarafa herhangi bildirim yapılmaz ama engellendiğini anlamanın yolları da vardır. Peki Twitter’da engellendiğini nasıl anlarsın? Yazımızdan engelleme/engel kaldırma işlemlerinin nasıl yapıldığını da öğrenebilirsiniz… Engellediğiniz kişi sizi takip edemez ya da size mesaj gönderemez. Ayrıca engellenen kişiden gelen […]
  • 03
    Kaymakam Halil İbrahim KAZAR Kimdir?
    1983 yılında İstanbul Eyüp Sultan’da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini İstanbul’da tamamladı. 2008 yılında Kadir Has Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun oldu. İçişleri Bakanlığı tarafından açılan sınavı kazanarak 2011 yılında Bingöl Kaymakam Adayı olarak atandı. Mülkiye Müfettişi refakatinde Niğde Valiliği’nde teftiş stajını, Denizli Serinhisar ve Tekirdağ Malkara ilçelerinde kaymakam refikliği stajını tamamladı. İçişleri Bakanlığı’nın […]

YAZARLARIMIZ

  • SAVAŞ EKONOMİSİ VE SEÇİM POPİLİZMİ

    Türkiye’de  İhracat gelirleri, ithalat giderlerini karşılamazken, 3 milyon Suriyeli, Savaş ekonomisi derken, Seçim masrafları + bürokratik israf ülke ekonomisini sarstı. Savaş ekonomisini anlarım çünkü hattı müdafaadan sattı müdafaaya geçilmiştir. Gerekirse Suriye’ye gerekirse Sudan’ın Sevakin adasına gidilir. Hani diyorum adamlar 10 km öteden geliyorlarsa bir 500 km onlara doğru gidilir diye düşünenlerdenim. Fakat anlamadığım bir şey […]
  • Zamana Uymalı, Zamanı Uydurmalı

    Merhaba Sevgili MANŞET Okuyucuları, Çok yerde görmüşüzdür zamanla ilgili söylenmiş sözleri, yazılan yazıları. Okudukça da “aaa aynen bende bunu söylemeye çalışıyorum da kimse beni anlamıyor” gibi düşüncelere de kapılabiliyoruz. En çok rastladığım sözlerden bir tanesi de “zaman her şeyin ilacıdır” kalıbıdır. Ancak gerçekten de öyle midir acaba? İlaç mı olur zaman dertlerimize yoksa kendimizi uyuşturup […]
  • MENFAAT VE FAYDA

    Menfaat insanlara  az veya çok gelirine gelir ekleyen akraba eş ve dostlarına fayda getiren ama kişilik ve karakterinden çok şey kayıp ettiren menfaat.   İlgimi çeken bir şey bir partinin başkanı etrafında ikili oynayan bir veya birden fazla kişi veya ailenin olduğunu doğru olmadığını söylemini okudum.. Ne kadar doğru bir tespit.. Ama başkan bunu yeni fark […]
  • Deprem Değil Bina Öldürdü!

    Türkiye’ de meydana gelen her deprem sonrasında söylenen “deprem değil, yapı öldürür” klişesi gerçek oldu. Hem de ortada hiç bir deprem olayı yokken.. Ülkemizin aktif bir deprem bölgesi olduğu bilinen bir gerçek. Bu gerçek, her an her yerde her koşulda depreme maruz kalacağımızı hatırlamamız ve kabullenmemiz anlamına gelmektedir. Depremler birer doğal afettir ve doğal afetler  […]
  • REVAÇTAKİ MESLEK, YALAKALIK MI?

    Kendisine saygısını kaybetmiş insanların kendi çıkarları uğruna başkalarına gereksiz ya da hak etmediği iltifatlarda bulunmasına, “Yalakalık” , ” Yağcılık” yada “Dalkavukluk” denir. Yalakalık, tarih boyunca hep revaçta olan, asırlarca babadan oğula tevarüs eden, özellikle seçim arifesinde daha da tebarüz eden ve yetişen gençlerimizin, kolay edinilmesi bakımından,  gözde meslek olarak, maalesef bilinçsizce tercih ettikleri önemli (!) […]
  • ABD ARTIK HİÇ BİR ŞEYİ SAKLAMA GEREGİ BİLE DUYMUYOR

    FETÖ’ yü 1960 ilk bulan, 15 Temmuz gecesi Yunanistan’a kaçan helikopterde olan CIA eski Direktörü Graham FULLER ” İSLAMSIZ DÜNYA ” adlı bir kitap yazdı. Bakın o kitapta açık açık ne diyor. ABD’nin dünya hâkimiyeti önündeki tek engel SÜNNİ MÜSLÜMANLARADIR. Vahabilerle ortak çalışıyoruz. Şii’leri kullanıyoruz. Sünni iktidarların yıkılması, SÜNNİ’ ligin kalesi olan TÜRKİYE’ nin yıkılması […]
  • Ş.Urfa’ Da Siyaset Ve Basın

    Günümüz YENİ NESİL Siyaseti övmek, aklayıp, paklamak imana zarar akıllara ziyandır. Aslında basın nedir? Görevleri nelerdir? Bir daha göz atmakta yarar var. Basının görevleri arasında en önemlisi halkı İrşada davet etmesidir. Şimdi benim gazetecilik görev ve anlayışıma göre önümüzdeki yerel seçimlerde Ş.urfa halkına sandığa gitmemeyi tavsiye etmem gerektiğini düşünüyorum. Elbette bu mantığı doğuran sebepler vardır. […]
  • Yerel Seçimlere Doğru

    Kendi halinde, ziraatle uğraşan, el emeğiyle geçinen bir köylüyüm. Yirmibirinci yüzyıl veya üçüncü milenyumun başında, hala toprak evde yaşıyorum ve hala tezekle ısınmaya devam ediyorum. Demokrasi, seçme ve seçilme işinden anlamam. Yalnız seçimlere az bir süre kaldığında, seçilme heveslileri köye dadanır. İşte seçimi bunların gelişinden ve zaman buldukça eski televizyonumdan öğrenirim. Seçilmiş liderler ile yeni […]

escort malatya escort bursa escort antalya escort konya mersin escort