13° Açık
  • EURO
    Warning: number_format() expects parameter 1 to be double, string given in /home/bozovama/public_html/wp-content/themes/wphaber/header.php on line 176
  • DOLAR
    Warning: number_format() expects parameter 1 to be double, string given in /home/bozovama/public_html/wp-content/themes/wphaber/header.php on line 180

Metropol Ve Kırsal Bölgede “Çocuk” “Toprak” Ve “Eğitim”

  Özellikle Güneydoğu’da bölgeler arası göç incelendiğinde genellikle şehir hayatından kırsala doğru bir yerleşim söz konusudur. Çünkü geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlayan ve mevsim işçiliğine bağlı olarak yaşayan ailer geçici süreliğinede olsa şehir hayatından kopup çadırlarda yaşamak üzere tarım bölgelerine göç ediyorlar. Bu durum bütün aile fertlerinin yaşanılabilir hayat standartlarını etkilemektedir. Özelikle eğitim hakkından mahrum […]
Genel - 26 Aralık 2018 10:47 A A

 

Özellikle Güneydoğu’da bölgeler arası göç incelendiğinde genellikle şehir hayatından kırsala doğru bir yerleşim söz konusudur. Çünkü geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlayan ve mevsim işçiliğine bağlı olarak yaşayan ailer geçici süreliğinede olsa şehir hayatından kopup çadırlarda yaşamak üzere tarım bölgelerine göç ediyorlar. Bu durum bütün aile fertlerinin yaşanılabilir hayat standartlarını etkilemektedir. Özelikle eğitim hakkından mahrum bırakılan çocuklar geleceğe dair hiçbir plan uygulamayıp sadece geçim pahasına çalışmak zorunda kalıyor. Eğitim, sağlık ve iletişim gibi temel ihtiyaçların kısıtlı olduğu bu yerlerde, yöresel olarak doğurganlığa alıştırılmış kadınlar hiçbir sağlık imkanına sahip olmadan hayatını riske atarak çalıştırılıyor ve çocuk doğuruyorlar. Isınma, elektrik, temiz su gibi temel ihtiyaçların yetersizliği hayatı oldukça zorlaştırıp  çocuklar üzerinde bedensel ve psikolojik rahatsızlıklara sebep olabilmektedir. Aynı şekilde bu şartlar altında çocukların çalıştırılması ise tam bir angarya !

Şimdi bu duruma tam tersi olarak görülen ama bunun da ayrı bir sorun olduğu başka bir hayat bakışına dönelim.

Atalarından miras olarak kalan arazi, tarla, bağ, bahçe gibi taşınmazları sahiplenen ancak mesleki durumları gereği ve çocukların daha iyi bir eğitim alması için şehir hayatına ayak uydurmuş aileler vardır. Bu aileler baba yadigarı olan bin bir emekle yetiştirilen tarım ürünlerini bırakıp şehir hayatına göç ediyorlar. Bu kırsaldan metropole olan göç ise yine çocukları etkilemektedir. Geleceğe hazırlanmak maksadıyla tamamen eğitim baskısına gömülmüş, bütün hayatı dersane ve okul arasında geçen çocuklar birçok değerden bağımsız tam bir robot gibi yetiştirilmektedir. Hayatlarında tarla yüzü görmeyen, sahip olduğu imkanların nerden geldiğini bilmeden doğadan ve topraktan uzak bir yaşam alanı onları hiçbir zaman olgunlaştırmayacaktır. En önemli sorun ise artık  üretimden tüketime bir geçiş söz konusudur.

Aynı coğrafyadaki bu iki farklı hayat prensibi, geleceğimizin teminatı olan çocuklarımız için hiçbir ortak yarar sağlamayacaktır. Bu yüzden gerekli çözüm yolları araştırılmalı, öncelikle hiçbir çocuğun eğitim hakkından mahrum bırakılmaması için bütün imkanlar sağlanmalıdır. En yakın taşradaki eğitim,sağlık hizmetleri genişletilmeli ve çocukların bu bölgeye ulaşımı kolaylaştırılmalıdır.  Aynı şekilde büyük şehirde yaşayan ve sadece eğitimine devam eden çocuklar için ise onları toprakla buluşturmak adına birçok aktiviteler düzenlenebilir. Öncelikle her yıl düzenli ağaç dikimi yapılmalıdır. Haftasonları kamplar düzenlenerek tarım bölgelerinde toprağın işleniş şekli, tohum ekiminden hasada kadar bütün gözlemler yerinde incelenmelidir. Çocukların el becerisi ve yetenekleri bu çalışmaya katkı sağlayacaktır. Okul hayatlarında öğrendikleri pratik bilgileri ve bilimsel deneyleri toprak üzerinde geliştirmeyi amaçlar.

Sonuç olarak bu sayede eğitim her alanda bütün bireylere ulaşmış olur. Çocukların kişisel gelişimi olumlu yönde etki eder. Ve kutsal bir değer olan toprak yok edilmeden “kırsal kalkınmaya” da öncülük edilmiş olacaktır.

 

 

Bu haber 614 kez okundu.
Genel - 10:47 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

POPÜLER HABERLER

  • 01
    GENÇ AVUKAT SİYASETE  İLK ADIMINI ATTI
    Bozova ilçe olduğundan beri ilk kez genç, dinamik, tahsilli, makama, mevkiye ve paraya ihtiyacı olmayan bir siyasetçi ile tanışmak üzere. ÖNCE BİR ALİ ARUSOĞLUNU TANIYALIM : İlk ve Orta öğrenimini Şanlıurfada tamamladı. 2011- 2013 yılları arasında Güney Afrika’nın Cape Town şehrinde, Cape Town Üniversitesinde Uluslararası Hukuk bölümünde Lisans eğitimi gördü. 2013- 2017 yılları arasında Yaşar […]
  • 02
    Kaymakam Halil İbrahim KAZAR Kimdir?
    1983 yılında İstanbul Eyüp Sultan’da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini İstanbul’da tamamladı. 2008 yılında Kadir Has Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun oldu. İçişleri Bakanlığı tarafından açılan sınavı kazanarak 2011 yılında Bingöl Kaymakam Adayı olarak atandı. Mülkiye Müfettişi refakatinde Niğde Valiliği’nde teftiş stajını, Denizli Serinhisar ve Tekirdağ Malkara ilçelerinde kaymakam refikliği stajını tamamladı. İçişleri Bakanlığı’nın […]
  • 03
    Alaska Körfezi’ndeki sır çözüldü!
    İki suyun bir araya geldiği ama karışmadığı iddia edilen Alaska Körfezi’nin gizemi ortaya çıktı. Meğer gerçek çok farklıymış. Farklı renklerdeki görünümüyle dikkat çeken körfez suyunun karışmıyor gibi gözükmesinin ardındaki sır bakın neymiş… Alaska Körfezi, Büyük Okyanus’un kuzey doğusunda yer alıyor. Sadece Alaska’nın değil, Kanada’nın da kıyısının bulunduğu Alaska Körfezi’nde, iki suyun bir araya geldiği ancak […]

YAZARLARIMIZ

  • SAVAŞ EKONOMİSİ VE SEÇİM POPİLİZMİ

    Türkiye’de  İhracat gelirleri, ithalat giderlerini karşılamazken, 3 milyon Suriyeli, Savaş ekonomisi derken, Seçim masrafları + bürokratik israf ülke ekonomisini sarstı. Savaş ekonomisini anlarım çünkü hattı müdafaadan sattı müdafaaya geçilmiştir. Gerekirse Suriye’ye gerekirse Sudan’ın Sevakin adasına gidilir. Hani diyorum adamlar 10 km öteden geliyorlarsa bir 500 km onlara doğru gidilir diye düşünenlerdenim. Fakat anlamadığım bir şey […]
  • Zamana Uymalı, Zamanı Uydurmalı

    Merhaba Sevgili MANŞET Okuyucuları, Çok yerde görmüşüzdür zamanla ilgili söylenmiş sözleri, yazılan yazıları. Okudukça da “aaa aynen bende bunu söylemeye çalışıyorum da kimse beni anlamıyor” gibi düşüncelere de kapılabiliyoruz. En çok rastladığım sözlerden bir tanesi de “zaman her şeyin ilacıdır” kalıbıdır. Ancak gerçekten de öyle midir acaba? İlaç mı olur zaman dertlerimize yoksa kendimizi uyuşturup […]
  • MENFAAT VE FAYDA

    Menfaat insanlara  az veya çok gelirine gelir ekleyen akraba eş ve dostlarına fayda getiren ama kişilik ve karakterinden çok şey kayıp ettiren menfaat.   İlgimi çeken bir şey bir partinin başkanı etrafında ikili oynayan bir veya birden fazla kişi veya ailenin olduğunu doğru olmadığını söylemini okudum.. Ne kadar doğru bir tespit.. Ama başkan bunu yeni fark […]
  • Deprem Değil Bina Öldürdü!

    Türkiye’ de meydana gelen her deprem sonrasında söylenen “deprem değil, yapı öldürür” klişesi gerçek oldu. Hem de ortada hiç bir deprem olayı yokken.. Ülkemizin aktif bir deprem bölgesi olduğu bilinen bir gerçek. Bu gerçek, her an her yerde her koşulda depreme maruz kalacağımızı hatırlamamız ve kabullenmemiz anlamına gelmektedir. Depremler birer doğal afettir ve doğal afetler  […]
  • REVAÇTAKİ MESLEK, YALAKALIK MI?

    Kendisine saygısını kaybetmiş insanların kendi çıkarları uğruna başkalarına gereksiz ya da hak etmediği iltifatlarda bulunmasına, “Yalakalık” , ” Yağcılık” yada “Dalkavukluk” denir. Yalakalık, tarih boyunca hep revaçta olan, asırlarca babadan oğula tevarüs eden, özellikle seçim arifesinde daha da tebarüz eden ve yetişen gençlerimizin, kolay edinilmesi bakımından,  gözde meslek olarak, maalesef bilinçsizce tercih ettikleri önemli (!) […]
  • ABD ARTIK HİÇ BİR ŞEYİ SAKLAMA GEREGİ BİLE DUYMUYOR

    FETÖ’ yü 1960 ilk bulan, 15 Temmuz gecesi Yunanistan’a kaçan helikopterde olan CIA eski Direktörü Graham FULLER ” İSLAMSIZ DÜNYA ” adlı bir kitap yazdı. Bakın o kitapta açık açık ne diyor. ABD’nin dünya hâkimiyeti önündeki tek engel SÜNNİ MÜSLÜMANLARADIR. Vahabilerle ortak çalışıyoruz. Şii’leri kullanıyoruz. Sünni iktidarların yıkılması, SÜNNİ’ ligin kalesi olan TÜRKİYE’ nin yıkılması […]
  • Ş.Urfa’ Da Siyaset Ve Basın

    Günümüz YENİ NESİL Siyaseti övmek, aklayıp, paklamak imana zarar akıllara ziyandır. Aslında basın nedir? Görevleri nelerdir? Bir daha göz atmakta yarar var. Basının görevleri arasında en önemlisi halkı İrşada davet etmesidir. Şimdi benim gazetecilik görev ve anlayışıma göre önümüzdeki yerel seçimlerde Ş.urfa halkına sandığa gitmemeyi tavsiye etmem gerektiğini düşünüyorum. Elbette bu mantığı doğuran sebepler vardır. […]
  • Yerel Seçimlere Doğru

    Kendi halinde, ziraatle uğraşan, el emeğiyle geçinen bir köylüyüm. Yirmibirinci yüzyıl veya üçüncü milenyumun başında, hala toprak evde yaşıyorum ve hala tezekle ısınmaya devam ediyorum. Demokrasi, seçme ve seçilme işinden anlamam. Yalnız seçimlere az bir süre kaldığında, seçilme heveslileri köye dadanır. İşte seçimi bunların gelişinden ve zaman buldukça eski televizyonumdan öğrenirim. Seçilmiş liderler ile yeni […]

escort malatya escort bursa escort antalya escort konya mersin escort