Açık
  • EURO
    Warning: number_format() expects parameter 1 to be double, string given in /home/bozovama/public_html/wp-content/themes/wphaber/header.php on line 176
  • DOLAR
    Warning: number_format() expects parameter 1 to be double, string given in /home/bozovama/public_html/wp-content/themes/wphaber/header.php on line 180

İman’ın Zayıflığı İnsanları Gelecek Korkusuna İtiyor..

Ne yazıktır ki, yaşadığımız bu güzel coğrafyada on Hollanda büyüklüğünde bir toprağa sahip Fırat’ıyla, Dicle’siyle, Meriç’i ile Kızılırmak’ı, menderesi ile Manavgat Çay’ı ile dünyada az rastlanır tatlı su kaynaklarına sahip olmasına rağmen ülkem insanı dinden imandan uzaklaştırıldığı için, gereksiz bir şekilde ne hikmetse bir gelecek korkusu başını almış gidiyor. Oysaki rızkı veren Huda’dır. Bunu unutmuş […]
Genel - 9 Temmuz 2018 16:20 A A

Ne yazıktır ki, yaşadığımız bu güzel coğrafyada on Hollanda büyüklüğünde bir toprağa sahip Fırat’ıyla, Dicle’siyle, Meriç’i ile Kızılırmak’ı, menderesi ile Manavgat Çay’ı ile dünyada az rastlanır tatlı su kaynaklarına sahip olmasına rağmen ülkem insanı dinden imandan uzaklaştırıldığı için, gereksiz bir şekilde ne hikmetse bir gelecek korkusu başını almış gidiyor.

Oysaki rızkı veren Huda’dır. Bunu unutmuş gibiyiz çareyi beşeri güçte arar dururuz. Ne oldu bize neden kendimizi sorgulamıyoruz biz kimiz ya da ben kimim niçin yaratıldım kim yarattı. Hani İbrahim Peygamber nasılda sorgulaya sorgulaya Allah’ın varlığını birliğini bulması gibi. Hani o çağlardan bahsederken cahiliye dönemi falan diyoruz ‘ya esas cahiliye devrini şimdilerde bizler yaşıyoruz.

Öyle bir gaflete düşmüşüz ki Allah’ın emirlerini yerine getirecek iman duygu düşüncesinden çok çok uzaklaşmış bir durumdayız. Biz Allah için bir kurban kesmezken zekât vermezken hacca gitmezken namaz kılmayıp İslam’ın şartlarını yerine getirmezken, bize herkes bir defaya mahsus kurban bayramında en çok sevdiği erkek çocuğunu Allah’a kurban edecek denseydi ne yapardık acaba hiç düşündünüz mü?

İslam’ın ve imanın şartlarını yerine getiren bir insanın gelecek kaygısı içerisinde olmayacağı siyasi partilere fani liderlere aldanıp kurtarıcı gözüyle bakmazlardı.

Tabi bu duruma nasıl geldik birazda ona bakmak lazım. Bunun için tarihin derinliklerine inmek gerekir ama biz biraz kıyısından geçelim.

İki yüzyıl öncesine bakmakta yarar var. Ne vardı neler oldu o zamandan bu zamana ne değişti.600 yıllık koca Osmanlı imparatorluğu Hindistan’ın büyük bir bölümünde hâkimiyeti sağlayıp Türk-Hint imparatorluğu kurduktan sonra İngilizler farklı bir strateji uyguladılar. İlk önce Osmanlı imparatorluğunu yıkmak bunu kendilerinin yapması mümkün değildi ya ancak içeriden parçalanmak suretiyle bu mümkün olabilirdi.

İTTİHAKİ-TERAKKİ Cemiyeti kurulmasını sağladılar ve İngilizlere hizmet edip politikalarını uyguladılar. Devrimler yaptırdılar bu devrimler tamamen İslamiyet’i yok etmek içindi. Sonrasında sözde demokrasi denildi ama tek partili sistemdi. Mebuslardan kimisi İslamiyet gelişmemizin önünde en büyük engeldir dedi, kimi mebus ‘ta Avrupa’dan on bin damızlık erkek getirelim teklifleri gündeme getirdi. İnsanların elinden Muhammedîn kitabını zorla alıp yaktılar en büyük mücadeleyi dine ve Müslümana karşı verdiler. Astılar, kestiler zindanlara attılar günün gençlerinin dimaklarını boşaltıp içine zehir zıkkım tohumları ektiler ve işte sonuç İslam şuurunu kaybetmiş maddeci materyalist akım oluşturdular. Ezan sesinden özgürce rahatsız olduğunu açıklayan bireyler oluştu.

Ve nihayetinde Fetò gibi örgütlere insanlar kurtarıcı hayatlarını değiştirecek bir güç olarak inanmalarını sağladılar. Ve 15 Temmuz darbe girişimi ve son dört beş seçimdir çıplak gözlerle gördüklerimiz bazı yanlış devlet politikaları ve iktidardaki metal yorgunluk umudunu yitirmek üzere olan bir toplum.

YİNEDE YARINLARDAN UMUTLUYUZ.

Bu haber 471 kez okundu.
Genel - 16:20 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

POPÜLER HABERLER

  • 01
    GENÇ AVUKAT SİYASETE  İLK ADIMINI ATTI
    Bozova ilçe olduğundan beri ilk kez genç, dinamik, tahsilli, makama, mevkiye ve paraya ihtiyacı olmayan bir siyasetçi ile tanışmak üzere. ÖNCE BİR ALİ ARUSOĞLUNU TANIYALIM : İlk ve Orta öğrenimini Şanlıurfada tamamladı. 2011- 2013 yılları arasında Güney Afrika’nın Cape Town şehrinde, Cape Town Üniversitesinde Uluslararası Hukuk bölümünde Lisans eğitimi gördü. 2013- 2017 yılları arasında Yaşar […]
  • 02
    Kaymakam Halil İbrahim KAZAR Kimdir?
    1983 yılında İstanbul Eyüp Sultan’da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini İstanbul’da tamamladı. 2008 yılında Kadir Has Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun oldu. İçişleri Bakanlığı tarafından açılan sınavı kazanarak 2011 yılında Bingöl Kaymakam Adayı olarak atandı. Mülkiye Müfettişi refakatinde Niğde Valiliği’nde teftiş stajını, Denizli Serinhisar ve Tekirdağ Malkara ilçelerinde kaymakam refikliği stajını tamamladı. İçişleri Bakanlığı’nın […]
  • 03
    Yaylak’ta Kaza : 9 Yaralı
    Ş.Urfa/Bozova Yaylak mahallesi Çevre Yolu’nda meydana gelen kazada 3’ü çocuk,3 ‘ü ağır olmak üzere toplam 9 kişi yaralandı. Kaza saat 17:30 sularında Yaylak-Şıhlar yolu çevre yolunun kesiştiği yerde meydana geldi. Olay yerine gelen çok sayıda ambulans yaralılara acil müdahalede bulundu. Jandarma ekipleri etrafta güvenlik önlemi aldı. Yaralılara acil şifalar dileriz.

YAZARLARIMIZ

  • SAVAŞ EKONOMİSİ VE SEÇİM POPİLİZMİ

    Türkiye’de  İhracat gelirleri, ithalat giderlerini karşılamazken, 3 milyon Suriyeli, Savaş ekonomisi derken, Seçim masrafları + bürokratik israf ülke ekonomisini sarstı. Savaş ekonomisini anlarım çünkü hattı müdafaadan sattı müdafaaya geçilmiştir. Gerekirse Suriye’ye gerekirse Sudan’ın Sevakin adasına gidilir. Hani diyorum adamlar 10 km öteden geliyorlarsa bir 500 km onlara doğru gidilir diye düşünenlerdenim. Fakat anlamadığım bir şey […]
  • Zamana Uymalı, Zamanı Uydurmalı

    Merhaba Sevgili MANŞET Okuyucuları, Çok yerde görmüşüzdür zamanla ilgili söylenmiş sözleri, yazılan yazıları. Okudukça da “aaa aynen bende bunu söylemeye çalışıyorum da kimse beni anlamıyor” gibi düşüncelere de kapılabiliyoruz. En çok rastladığım sözlerden bir tanesi de “zaman her şeyin ilacıdır” kalıbıdır. Ancak gerçekten de öyle midir acaba? İlaç mı olur zaman dertlerimize yoksa kendimizi uyuşturup […]
  • MENFAAT VE FAYDA

    Menfaat insanlara  az veya çok gelirine gelir ekleyen akraba eş ve dostlarına fayda getiren ama kişilik ve karakterinden çok şey kayıp ettiren menfaat.   İlgimi çeken bir şey bir partinin başkanı etrafında ikili oynayan bir veya birden fazla kişi veya ailenin olduğunu doğru olmadığını söylemini okudum.. Ne kadar doğru bir tespit.. Ama başkan bunu yeni fark […]
  • Deprem Değil Bina Öldürdü!

    Türkiye’ de meydana gelen her deprem sonrasında söylenen “deprem değil, yapı öldürür” klişesi gerçek oldu. Hem de ortada hiç bir deprem olayı yokken.. Ülkemizin aktif bir deprem bölgesi olduğu bilinen bir gerçek. Bu gerçek, her an her yerde her koşulda depreme maruz kalacağımızı hatırlamamız ve kabullenmemiz anlamına gelmektedir. Depremler birer doğal afettir ve doğal afetler  […]
  • REVAÇTAKİ MESLEK, YALAKALIK MI?

    Kendisine saygısını kaybetmiş insanların kendi çıkarları uğruna başkalarına gereksiz ya da hak etmediği iltifatlarda bulunmasına, “Yalakalık” , ” Yağcılık” yada “Dalkavukluk” denir. Yalakalık, tarih boyunca hep revaçta olan, asırlarca babadan oğula tevarüs eden, özellikle seçim arifesinde daha da tebarüz eden ve yetişen gençlerimizin, kolay edinilmesi bakımından,  gözde meslek olarak, maalesef bilinçsizce tercih ettikleri önemli (!) […]
  • ABD ARTIK HİÇ BİR ŞEYİ SAKLAMA GEREGİ BİLE DUYMUYOR

    FETÖ’ yü 1960 ilk bulan, 15 Temmuz gecesi Yunanistan’a kaçan helikopterde olan CIA eski Direktörü Graham FULLER ” İSLAMSIZ DÜNYA ” adlı bir kitap yazdı. Bakın o kitapta açık açık ne diyor. ABD’nin dünya hâkimiyeti önündeki tek engel SÜNNİ MÜSLÜMANLARADIR. Vahabilerle ortak çalışıyoruz. Şii’leri kullanıyoruz. Sünni iktidarların yıkılması, SÜNNİ’ ligin kalesi olan TÜRKİYE’ nin yıkılması […]
  • Ş.Urfa’ Da Siyaset Ve Basın

    Günümüz YENİ NESİL Siyaseti övmek, aklayıp, paklamak imana zarar akıllara ziyandır. Aslında basın nedir? Görevleri nelerdir? Bir daha göz atmakta yarar var. Basının görevleri arasında en önemlisi halkı İrşada davet etmesidir. Şimdi benim gazetecilik görev ve anlayışıma göre önümüzdeki yerel seçimlerde Ş.urfa halkına sandığa gitmemeyi tavsiye etmem gerektiğini düşünüyorum. Elbette bu mantığı doğuran sebepler vardır. […]
  • Yerel Seçimlere Doğru

    Kendi halinde, ziraatle uğraşan, el emeğiyle geçinen bir köylüyüm. Yirmibirinci yüzyıl veya üçüncü milenyumun başında, hala toprak evde yaşıyorum ve hala tezekle ısınmaya devam ediyorum. Demokrasi, seçme ve seçilme işinden anlamam. Yalnız seçimlere az bir süre kaldığında, seçilme heveslileri köye dadanır. İşte seçimi bunların gelişinden ve zaman buldukça eski televizyonumdan öğrenirim. Seçilmiş liderler ile yeni […]

escort malatya escort bursa escort antalya escort konya mersin escort