enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
32,1998
EURO
35,0219
ALTIN
2.507,06
BIST
10.745,00
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Şanlıurfa
Az Bulutlu
32°C
Şanlıurfa
32°C
Az Bulutlu
Salı Açık
32°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
33°C
Perşembe Açık
30°C
Cuma Az Bulutlu
28°C

BİR TOKATA LALE BAHÇESİ SATILMAZ

BİR TOKATA LALE BAHÇESİ SATILMAZ
REKLAM ALANI
A+
A-

Merhaba Sevgili MANŞET Okuyucuları,

Bu hafta sizlerle yine dostluk üzerine düşüncelerimi anlatmaya çalışacağım bir yazı ile merhaba demek istiyorum. Kazanılması kolay ancak sağlam temeller üzerine inşa edilmediği vakit çok çabuk yıkılabilen bir olgudur dostluk.

Dosta ihtiyacımızın olduğu zamanlarda sadece bir merhaba demek bile içimize bir ferahlık bir güven hissi serper. Bazen de sıcak içten samimi bir sarılış tüm olumsuz negatif enerjimizi alır götürür, güvende olduğumuzu hissettirir dost.

Temelinde güven yatar aslında pek çoğumuzun özlemini çektiği. Öyle ya ne zaman birine güvensek bakarız ki hep boşa çıkmakta güvenimiz. Acaba çok mu çabuk güveniyorum diye kendimize kızarız. Bu düşünce bize şunu anlatır: “kalbimizin ne kadar temiz olduğunu ve sürekli iyilik duygusu ile kalbimizin attığını”

Güven olmadan karşımızdaki ile sıkı ve sağlam bir dostluk kurmamız neredeyse imkansızdır. Bazen seneler alır bu güven duygusunu kazanabilmek. Yıkıldığında tamiri mümkün değildir çünkü. En basitinden birine güvenmek isteriz ve kendimizce karşımızdakine fark ettirmeden hissettirmeden onu test ederiz. Aradığımızda telefonu açar ve “şimdi müsait değilim ben seni sonra arayayım” der ve bazen günlerce bekleriz ama aramaz karşımızdaki. Nedenini halen anlamış değilim bu ve benzer hareketlerin karşımızdakine ne kazandırdığının. Bu tip her harekette tabiri caizse surda bir delik açılır ve güven duygusunun oluşmasında çok büyük sorunlar yaşarız.

Dost edinmede en büyük esas olan güven ile ilgili bir kıssa vardır: Babanın biri evladının arkadaşlık yaptığı kişilerin gerçek dost olmadığını sürekli oğluna söyler ama oğlu onu dinlemez ve karşı çıkar. Hayır baba onlar benim en iyi dostlarım der. Baba peki der o zaman onların gerçek dostun olup olmadığını test edelim der oğlu nasıl der baba git bizim koyunlardan birini kes ve parçala ve sonra parçalarını bir çuvala koy ve gel der. Oğlu gider babasının dediğini yapar ve getirir.sonra babası derki şimdi bu çuvalı al ve o dostlarına götür, “ben birisini öldürdüm ve bu çuvala koydum” diyerek yardım iste der oğlu ama baba der baba. Eğer gerçek dostun olup olmadığını görmek istiyorsan yap der. Oğlu gider dostlarından birisinin kapısını çalar ve ben birisini öldürdüm ve bu çuvala koydum saklamak için bana yardım et der. Ama dostu hayır git benden uzak dur başımı belaya sokma der ve kovar. Sonra ikinci bir dostuna gider ama aynı yanıtı alır ve diğerleri de aynı tepkiyi verince babasına gelir ve haklıymışsın baba onlar gerçek dostum değilmiş. Hiçbiri yardım etmek istemedi der. Babası sana söylemiştim der ve sonra derki şimdi felanca yere git felanca kişiyi bul ve benim selamımı söyle. Sonra aynı şeyi ondan iste der. Oğlu gider adamı bulur babasının selamını söyler ve amca ben birini öldürdüm ve bu çuvalın içine koydum der bana yardımcı olur musunuz? der. Adam gel bakalım diyerek kendi evinin arka bahçesine götürür ve orda bir çukur kazarak çuvalı çukura gömer. Sonra bütün bahçeye laleler eker ve arka bahçe tam lale bahçesi olur. Çocuk gelir ve babasına olan biteni anlatır. Baba o adam bana yardım etti çuvalı arka bahçesine gömdü ve sonra tüm bahçeye laleler ekti der. Babası tamam şimdi yine git ve aynı adamı bul herkesin içinde olmadık hakareti yap ve birde tokat at demiş. Oğlu şaşırmış ama baba nasıl olur o bize yardım etti ama der. Babası sen dediğimi yap. Oğlu gider adamı bulur ve herkesin içinde hakaret eder ve birde adama tokat atar. Adam gence şöyle bir bakar ve derki oğlum babana selam söyle ben bir tokata lale bahçesini bozacak adam değilim der.

İşte Sevgili okurlar gerçek dostluk böyle bir şey.

Hoşça kalın, dostça kalın…

bursa bayan
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.